Antakya 2026: üç yılda ne değişti?
2023 Şubat’ta yazdığım yazının devamı. Üç yıl sonra çarşı, müze ve sokaklar hangi durumda?
Alicembasli · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons
Bu siteye yazdığım ilk yazı, depremden beş gün sonra Antakya’ya dönüşümdü. Üç yıl geçti ve o yazının bir devamı olması gerekiyordu.
Şehir bugün
Antakya artık enkaz şehri değil, şantiye şehri. Bu iki şey birbirinden çok farklı. Vinç sesi, moloz sesinin yerini aldı.
Uzun Çarşı’nın bir bölümü yeniden açıldı. Aynı taş, aynı kemer, aynı esnaf değil — çoğu farklı. Ama tabela asılmış, kepenk kalkıyor.
Ne görülebiliyor?
- Hatay Arkeoloji Müzesi: Yeniden ziyarete açık. Dünyanın en büyük mozaik koleksiyonlarından biri; Roma dönemi zemin mozaikleri neredeyse hiç zarar görmemiş.
- Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi: Otel inşaatı sırasında bulunan kalıntıların üstüne kurulmuş; müzenin kendisi bir mühendislik ilginçliği.
- St. Pierre Kilisesi: Mağara kilise, Hristiyanlığın ilk kiliselerinden. Ziyaret durumu dönemsel değişebiliyor.
- Habib-i Neccar: Anadolu’nun ilk camilerinden. Restorasyon sürüyor.
Samandağ ve Çevlik
Sahil tarafı hasarı görece daha az aldı ve daha hızlı toparlandı. Titus Tüneli (Roma dönemi su tahliye tüneli, kayaya elle oyulmuş) gezilebiliyor. Samandağ sahili hâlâ Türkiye’nin en uzun kumsallarından.
Yemek
Hatay mutfağı ayakta. Künefe, oruk, tepsi kebabı, humus, muhammara. Yeni açılan yerlerin çoğu eski ustaların yeni adresi — sorunca söylüyorlar.
Kişisel not
2023’te yazdığım yazıda “şehri şehir yapan şey ayaktaydı” demiştim. Üç yıl sonra da aynı şeyi yazacağım. Binalar hâlâ eksik, insanlar değil.