Adana’da kebaptan önce yenmesi gereken 8 şey
Adana’ya kebap için gidilir ama şehir sabah 07:00’de başka bir şey. Şırdandan bicibiciye, kebaba sıra gelmeden tadılması gereken sekiz durak.
Sandstein · CC BY 3.0 · Wikimedia Commons
Adana’ya ilk gidişimde herkesin söylediğini yaptım: akşam kebap yedim, sabah döndüm. İkinci gidişimde şehrin asıl mutfağının sabahın köründe kurulduğunu öğrendim.
Sabah
- Şırdan. Kuzunun işkembesine pilav doldurulup dikilerek pişiriliyor. Kokusu iddialı, tadı değil. 07:00–09:00 arası taze bulunur; öğleden sonra kalan malzeme ile yapılanı almamak lazım.
- Ciğer kahvaltısı. Adana’da ciğer bir öğün değil, bir tören: yanında kekik, nane, soğan, közlenmiş domates ve mutlaka lavaş.
- Mumbar. Şırdanı sevmeyene daha yumuşak bir giriş.
Gün ortası
- Analı kızlı. Küçük içi boş köftelerle iri içli köftelerin aynı çorbada buluşması. Ev yemeği olduğu için lokantada iyisini bulmak zor; Küçüksaat civarındaki esnaf lokantalarına bakmak gerekiyor.
- Yüzük çorbası. İnce bulgurdan elde açılan minik yüzükler. Sabırla yapılan bir şey ve o sabır tadında duruluyor.
- Şalgam. Acılı ve acısız diye sorarlar; ilk kez içiyorsan acısız iste, sonra üstüne bir kaşık acı ekletirsin.
Akşamüstü
- Bici bici. Nişasta, kar gibi rendelenmiş buz, gül şurubu ve toz şeker. Adana sıcağında tarifi anlamsız gelir, havada 40 derece varken anlam kazanır.
- Taş kadayıf. Künefeyle karıştırılıyor ama farklı: hamuru daha kalın, içi ceviz.
Nerede yenir?
İsim vermiyorum, çünkü Adana’da işletme el değiştirdiğinde kalite bir haftada değişebiliyor. Bunun yerine kural veriyorum: içeride sadece turist varsa çık, içeride tek başına yemek yiyen taksi şoförü varsa otur.